İçeriğe geç
Havas ve ilim · Gizlilik esaslı görüşme +90 532 378 09 02 WhatsApp
Medyum Lamin Havas ve ilim

Şeyh Vefâ Kimdir? Vefk İlminin Anadolu’daki Adı

İlim Sahipleri
Dört satır dört sütunluk vefk karesi ve halkalardan oluşan çizim

Havas ve vefk ilmi Anadolu’da konuşulurken ilk anılan isim Şeyh Vefâ‘dır. Asıl adı Muslihuddin Mustafa’dır; on beşinci yüzyılda yaşamış, 1491 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Bugün İstanbul’un Vefa semti, adını ondan alır.

Hayatı

Konya’da doğduğu kabul edilir. İlim tahsilini tamamladıktan sonra Zeyniyye tarikatına intisap etti; şeyhi Abdüllatif Kudsî’dir. Bu yol, on beşinci yüzyıl Anadolu’sunda etkili olan tasavvuf kollarından biridir.

İstanbul’un fethinden sonra şehre geldi. Fatih Sultan Mehmed’in emriyle kendisi için bir cami, tekke ve medrese yaptırıldı. Bu yapı topluluğu bugün de ayaktadır; Şeyh Vefâ Camii ve türbesi aynı yerdedir.

Fatih ile ilişkisi

Kaynaklarda en çok anlatılan konu budur. Fatih Sultan Mehmed’in Şeyh Vefâ’ya büyük ilgi gösterdiği, ancak şeyhin saraya gitmekten ve padişahla görüşmekten kaçındığı aktarılır.

Bu tutumun sebebi olarak, tasavvuf geleneğindeki uzlet anlayışı gösterilir: idareye yakın durmanın ihlası zedeleyeceği düşüncesi. Rivayete göre padişah bizzat tekkeye geldiğinde bile şeyh görüşmekten çekinmiştir.

Bu, dönemin tasavvuf çevrelerinde rastlanan bir tavırdır ve Şeyh Vefâ’nın itibarını artıran unsurlardan biri olmuştur. Güç ile arasına mesafe koyan âlim, halk nazarında her zaman daha güvenilir sayılmıştır.

İlm-i havas ile ilişkisi

Şeyh Vefâ’nın adı, kaynaklarda havas ilmi, ebced ve vefk ile birlikte anılır. Harflerin sayı değerleri ve sayı kareleri üzerine çalıştığı, bu konularda talebe yetiştirdiği aktarılır.

Vefk nedir

Vefk, satır ve sütun toplamları birbirine eşit olan sayı karelerine verilen addır. Matematikte bunlara sihirli kare denir. Dört satır dört sütundan oluşan bir vefkte her satırın, her sütunun ve her köşegenin toplamı aynı sayıyı verir.

Bu kareler İslam dünyasında hem matematiksel bir uğraş hem de havas literatürünün konusu olmuştur. Şeyh Vefâ’nın bu alandaki ilgisi, onu geleneğin merkezindeki isimlerden biri yapar.

Ebced

Ebced, Arap alfabesindeki her harfe bir sayı değeri veren eski bir sistemdir. Elif bir, be iki, cim üç şeklinde ilerler. Tarih düşürme sanatı bu sistem üzerine kuruludur: bir olayın tarihini, harflerinin sayı değerleri o yıla denk gelen bir mısra ile ifade etmek.

Ebced Osmanlı kültüründe yalnızca havas ile sınırlı değildir; mezar taşlarında, cami kitabelerinde ve edebiyatta yaygın biçimde kullanılmıştır.

Musiki ile ilgisi

Şeyh Vefâ’nın musiki ile de ilgilendiği, besteler yaptığı kaynaklarda geçer. Tasavvuf geleneğinde musiki ayrı bir yer tutar; bu ilgi, dönemin âlim profilinin ne kadar geniş olduğunu gösterir.

Eserleri

Kendisine atfedilen risaleler bulunmaktadır. Ancak burada dikkatli olmak gerekir: bu alanda tanınmış bir ismin itibarından yararlanmak için ona ait olmayan metinler onun adına dolaşıma sokulabilmiştir. Hangi metnin gerçekten ona ait olduğu, yazma nüshaların karşılaştırılmasıyla belirlenebilecek ayrı bir araştırma konusudur.

Geriye ne kaldı

Şeyh Vefâ’dan geriye üç şey kaldı.

Bir semt adı. İstanbul’un Vefa semti onun adını taşır. Bir şehrin bir mahallesine adını vermek, o kişinin o şehirde bıraktığı izin ölçüsüdür.

Bir yapı topluluğu. Cami, tekke ve türbe bugün de ayakta. Türbesi ziyaret edilmeye devam ediyor.

Bir gelenek. Anadolu’da vefk ve havas denince akla ilk gelen isim olmayı sürdürüyor. Bu alanda konuşan herkes, bilerek ya da bilmeyerek, bir noktada onun açtığı yoldan geçiyor.

Bugün nasıl okumalı

Şeyh Vefâ’yı anlamak için iki şeyi ayırmak gerekir: ilmi ve tavrı. İlmi, harf ve sayı üzerine kurulu bir literatüre dayanır ve bu literatürün kendi içinde tutarlı bir yapısı vardır. Tavrı ise daha öğreticidir: güçten uzak durmak, itibarı talep etmemek, bilgiyi satmamak.

Bu ikinci kısım, bugün bu alanda karşılaşılan pek çok şeyin tam tersidir. Belki de ondan en çok öğrenilecek şey budur.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi, hukuki veya mali tavsiye yerine geçmez.

Ara WhatsApp